Çocuk Terapisti
Çocuk terapisinde ilk amaç çocuğun bir sorunu olup olmadığını veya çocuğun bunun farkında olup olmadığını ve olası sebeplerin neler olduğunu kavramlaştırmaktır.

İkinci ana amaç ise var olan problemlerin giderilmesidir. Genellikle 4 -10 yaş aralığındaki çocuklarla yapılan terapi biçimidir.

Çocukla yapılan ilk görüşmelerde çocuğun dünyasındaki ana temaları öğrenmek; ilgi alanlarını, özel yeteneklerini, korktuğu ve en sevdiği şeyleri tespit etmek olasıdır. Ayrıca çocuğun özgüvenini, duygusal ve sosyal gelişimini değerlendirmek; yaşına göre karşılaşabileceği problemlerle başa çıkma becerilerini saptamak çocuk psikoterapisinin diğer önemli amaçlarındandır.

Görüşmenin içeriği çocuğun gelişimsel düzeyine, kişilik yapılanmasına ve görüşmenin amacına göre farklılık gösterebilir. Örneğin 9 yaşındaki bir çocukla görüşme, 6 yaşındaki bir çocukla yapılan görüşmeden elbette ki içerik ve biçim bakımından çok farklıdır.

Bazı çocuklar kişisel sorunlarını bir yabancı ile paylaşmakta zorlanırken bazı çocuklar paylaşmak istese de çekingen davranabilirler. Bir diğer gurup çocuk ise oldukça ketum ve savunmacı davranabilir.     Görüşmeci, başlangıçtan itibaren çocuğun sırlarını, korkularını, fantezilerini coşkularını yavaş yavaş hatta dolaylı yoldan oyunla ortaya koyabileceğini daima akılda tutmalıdır. Bazen çocuklar seanslarda özellikle ilk seanslarda şaşkın, korkulu, hırçın, hatta ilgisiz olabilirler. Usta bir çocuk terapisti hemen bu tuzağa düşmez, en kırcın bir çocuğun içinin ta derinliklerinde çok uyumsal bir parça taşıdığını ve terapistin asıl görevinin çoğun içindeki bu parçaya ulaşıp onu dışarıya çıkarmasında çocuğa yardımcı olmak olduğunu bilir.

 

Çocuklarla çalışmak isteyen kişinin çocuklarla birlikte olmaktan hoşlanması, sıcak, esnek, kabullenici, destekleyici ve sabırlı olması gerekmektedir. Diğer taraftan terapist ne çocukla fazla iç içe geçmiş ne de çocuğun doğal aktifliğine karşı ilgisiz olmalıdır. Ayrıca çocuğun ailesi ve ççukla yaptığı çalışma ve danışmanlıkta azından çıkacak sözlerin çocuğun bundan beş yıl on yıl sonraki psikososyal uyumlarında etkili olabileceğinin bilincinde olmalıdır.

Çocuklar terapistin yaklaşımı ve tutumuna karşı oldukça sezgilidir. Usta bir görüşmeci çocuğun serbestçe aklına geleni söylemesini destekleyen, çocuk oynuyor ya da konuşuyorsa ona katılabilen, uygun olduğunda çocukla oturup oynayabilen ama aynı zamanda uygun ve yerinde sınırlar koyabilen bir kişidir. Çocuk psikoterapisti çocuğun içindeki coşkuyu ,kaygıyı, yapmak istediklerini ve yapmaktan korktuklarını sezebilen ve bunu çocuğa aynalayabilen olmalıdır. Terapist ister bunları sezsin ister sezmesin çocuk terapistin neyi sezip neyi sezmediğini hemen sezer.

Çocuk terapisinde ilk amaç çocuğun rahatlamasını sağlayarak çocukla terapist arasında güven ilişkisinin kurulmasıdır. bunun olmasının yolunda çocuğu kendi bağlamında anlamaktan geçer. Güven olmaksızın bir şeylerin geliştirilmesi ve değiştirilmesi hemen hemen hiçbir zaman mümkün değildir.  Ancak güven oluşturulabilirse terapist problemin doğası, çocuğun özellikleri, duyguları ve aile yaşamı hakkında bir değerlendirme yapabilir ve ondan sonra çocuğa ve aileye danışmanlık yapabilir.

Çocuk terapisinde terapistle çocuk arasında güven ilişkisi oluşturulduktan sonra çocuk için en kolay konulardan başlayarak daha zor konulara doğru ilerlenir. Örneğin okul, mahalle, yaratıcılık, sosyal ilişkiler, liderlik, büyüdüğündeki hedefleri, aile ilişkileri, korku ve fantezileri, belirtisel davranışları gibi konular ele alınır.

Sorulacak sorular çocuğun gelişim aşamasına göre basit, açık ve anlaşılır olmalıdır.

Çocuk terapisinin önemli ve olmazsa olmaz ayaklarından biri de ebeveynleri ile yapılan görüşmelerdir. Görüşmeye yönelten durum bir kriz ise ya da aile uzak bir mesafeden geliyorsa ilk görüşmede tüm aileyi birlikte görmede fayda vardır. Hatta bir kriz durumu olmasa bile ilk görüşmeyi tüm aile ile yapmak faydalıdır. Ebeveynler boşanmış olsalar bile aradaki gerilimi kontrol etmek amacıyla her iki ebeveyn ve çocukların katıldığı bir aile görüşmesi yapmak aile etkileşimlerini değerlendirme açısından son derece önemlidir. Ebeveynlerle ya da aile ile görüşmenin temel amacı ayrıntılı bir öykü almak ve aile deneyimleri konusunda bilgi edinmektir.

Ebeveyn görüşmesinin başlıca amaçlarından biri de terapist ve ebeveynler arasında bir işbirliği ve güven ilişkisi sağlamaktır. Aile görüşmesi güvenli bir ortamda sakin bir şekilde problemlerin dile getirilip çözülmeye çalışılası çoğun kaygılarını azaltır ve aile ortamındaki duruşu kesinlikle iyi yönde değişir.

Diğer önemli amaçlar ise çocuğun mevcut sorunu, okul öyküsü, sağlık sorunları, erken dönem çocukluk gelişimi, akran ilişkileri, çocuğun yaratıcı etkinlikleri, ilgi alanları, ev ve okul yaşam şartları, ebeveyn çocuk ilişkileri, anne ve babanın çocuk yetiştirme usulleri, benimsedikleri disiplin yöntemleri, ebeveynlerin evlilik ilişkileri ve anne babanın çocuğun sorununu ve nasıl bir yardım aradıklarını anlamak ve mevcut sorunun nasıl çözüleceğini değerlendirmektir.

Çocuk terapisinde aile ve ebeveyn görüşmelerinin önemini ne kadar tekrarlasak azdır. Çünkü çocuk ve ergen terapisinin olmazsa olmaz ayaklarından biri, ebeveynlere durumun gereğine göre danışmanlık yapmaktır.

Çocuğun sorunları çocuğun okul arkadaş akademik başarı ve çocuk ebeveyn ilişkilerini olumsuz bir şekilde etkiliyorsa kısacası çocuk ve ailesinin işlevselliğini etkiliyorsa çocuk terapisinden faydalanmak çok önemli seçeneklerden biridir.
 
 
Sakarya Rehberim